<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Sağlık</title>
                  <link>https://egebakis.com/saglik</link>
                  <description>En güncel Sağlık Haberleri. Son dakika Sağlık haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Pozitif Diyetisyen’den Ramazan’da sağlıklı beslenme tüyoları</title>
                                <description><![CDATA[Tüm dünyada yaşayan müslümanların heyecanla beklediği 11 ayın sultanı Ramazan gelirken, uzun süre aç kaldıktan sonra nasıl beslenmeliyiz? Sağlıklı iftar ve sahur menüleri nasıl hazırlanır? Ramazan’da sağlıklı beslenmek isteyenlerin sorularını Pozitif Diye]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Diyetisyen Hanife Kara, “Ramazan ayı içinde orucu da barındıran mübarek aylarımızdan. Müslüman alemi 11 ayın sultanı Ramazan’ı ibadetlerle geçirirken aynı zamanda sağlıklı beslenmekte istiyor. Aslında Ramazan ayında kilo vermek çok daha kolay.Dikkat etmemiz gereken tek şey öğünlerimizdeki porsiyonların doğru bir şekilde orantılanması. Ramazanda iki öğünümüz var. En çok dikkat etmemiz gereken kısım ise sahurda yediklerimiz. Sahurda gece yarısı yemek yediğimiz için aç kalırım psikolojisiyle daha fazla yiyecek tüketilebiliyor. Aslında bu davranış da bizim hızlı bir şekilde kilo almamızı sağlıyor. Ramazanda iftar ve sahuru dengelediğimiz zaman kilo vermek diğer aylara göre daha da kolay olabiliyor. Önemli olan gece öğünlerimizi kahvaltı şeklinde değiştirmek. Yumurta, peynir gibi gıdaları ekleyip tuzlu gıdaları tamamen öğünden çıkarmak gerekiyor. Hedefimiz biraz daha hafif beslenebilmek olmalıdır. Daha sonrasında iftar menüsüne geldiğimizdede öğünleri yavaş yavaş yemeye dikkat etmemiz gerekiyor. Öğünlere yavaş başlamak gerekiyor. Uzun bir saat aralığında aç kaldığımız için bir anda yediğimiz şeyler sindirim açısında bizi çok zorlamaktadır. Öğünlere başlarken midenin enzim aktivasyonunun gerçekleşmesiyle birlikte sıralı ve yavaş bir şekilde yemekler yenilmelidir. İlk etapta bir bardak suyla orucumuzu açtıktan sonra bir kase çorba içilebilir. Vücudumuzun sindirim sistemini aktive edebilmesi için su ve çorbanına ardından 15 dakika bir dinlenme molası verilmelidir. Ana yemeğe geçtiğimizdede karmaşık bir menüden ziyade dengeli bir menü yapmalıyız. Et ve salata şeklinde ya da zeytinyağlı sebze ve yoğurt şeklinde menüler hazırlanabilir. Çok fazla yiyeceği aynı anda tabağımıza aldığımız zaman yemekten kalkınca şişkinlik, hazımsızlık hissedebilirsiniz. Bu da sizin sindiriminizi çok zorlar ve bağırsaklarımıza çok yüklenme meydana gelir. Kabızlık ve kilo alımı gibi etkileri olur. Önerim yavaş yavaş yiyelim. Yutkunarak yiyelim” şeklinde konuştu. 
Ramazan menülerinin vazgeçilmezleri arasında yer alan meyve ve tatlı ile ilgili açıklamalarda bulunan Kara, “Meyve ya da tatlılar ise yemeğe de iftardan iki saat sonra yenilebilir. Meyve yedikten sonra bir bardak ayran ya da iki üç kaşık yoğurtla kan şekerimizi dengelememiz gerekiyor.”
Ramazan dışındaki diğer aylarda kilo vermek için aralıklı orucu tavsiye ettiklerini anlatan Kara, “Kilo verme sürecinde aralıklı orucu diyetisyenler olarak bizler öneriyoruz. Ramazanda da zaten doğal olarak bu döngüye girilmiş oluyor. Vücut uzun süre aç kalarak yağ yakımı gerçekleştirerek kilo verdiriyor. Öğünlerin içerikleri karbonhidrat ağırlıklı olmamalı ve dengeli hazırlanmalıdır. Bir ay sonra daha sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/03/pozitif-diyetisyen1-1679551183.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/03/pozitif-diyetisyen1-1679551183.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/03/pozitif-diyetisyen1-1679551183.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/03/pozitif-diyetisyen1-1679551183.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/pozitif-diyetisyenden-ramazanda-saglikli-beslenme-tuyolari-4398</link>
                                <pubDate>Thu, 23 Mar 2023 08:58:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Seda Healing ile şehrin ortasında doğu şifası</title>
                                <description><![CDATA[Seda Healing hayatını değiştirmek isteyenlere yol gösteriyor]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Spiritüel Koç Seda Arslanoğlu Alsancak’taki atölyesinde yoga ve kozmo enerji uygulamaları yapıyor. Şehrin ortasında doğu şifasının kapılarını aralayan Arslanoğlu, insanların gerçek duygularına temas etmesini sağlayarak şifalanmanlarını sağlıyor. Birçok ülkede aldığı eğitimleri İzmir’de uygulayan Arslanoğlu, seanslara katılan insanların günlük hayatlarındaki pozitif değişimleri birlikte gördüklerini söyledi.  
Spiritüel Koç, Yoga Eğitmeni ve Kozmo Enerji Terapisti Seda Arslanoğlu, “Eğitimlerimi Hindistan’da aldım. Hindistan’ın ardından Endonezya, Sri Lanka gibi ülkelere gittim. Bu ülkelerde de çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Malta Adası’nda yaşarken aldığım eğitimler üzerine dersler vermeye başladım. Türkiye’ye geldikten sonra bunun faydasını çok gördüm. Bizim kültürümüzle o ülkelerin kültürleri arasındaki farkları iyi anladım. Pandemide tekrar Türkiye’ye döndüm. Kendi dilimde insanlara dokunabilmek istiyordum. Lokal olarak kalmak istemiyorum. Uluslararası alanda çalışmalar yapmaya devam edeceğim.” 
İNSANLARIN YÜZDE 70’İ NEYLE KARŞILACAKLARINI BİLMEDEN GELİYOR
“Benim çalışmalarıma gelenlerin yüzde 70’i neyle karşılaşacaklarını bilmeden geliyor. Hayatlarındaki açılımları gördükçe insanlar devam ediyorlar. Türkiye’de insanlara bu uygulamaların iyi geleceğini biliyordum. Pandemi döneminde online olarak devam ettim. Şu anda seanslarımız hep dolu geçiyor. Yoğun bir katılım oluyor. İnzivalarımıza çok yoğun istek var. Farklı yaş gruplarından farklı mesleklerden insanlarla bir araya geliyoruz.”
ÜLKE OLARAK DRAMA MEYİLLİYİZ
“Bizler drama çok meyilliyiz. Çok güldük birazdan ağlayacağız anlayışı var.” Duygulara çok fazla dalıyoruz diyebilirim. Duygulara daha kolay girip çıkabilsek ülkece değişeceğiz. Arabesk kültür, rakı masası, efkarlanma gibi drama meylimiz var. Duygular elbette güzeldir. Toksik bir şekilde yaşamamak lazım. Alt bilinçte kaos var. İnsanlar şehir hayatında sıkışmış durumda. Farklı şeylere ihtiyaç duyuyoruz. Bizim özümüzde her zaman doğu şifası vardı. Buna yönelim arttı diyebiliriz. Batı tekniği ile doğu şifası birlikte çok etkili oluyor. Hastalıkların altındaki travmaları bulmak ve onları şifalandırmak gerekiyor. 
CUMA ŞİFALARI’NA YOĞUN TALEP
“Yoga eğitimi ve enerji terapilerinin yanı sıra aslında insanların hayatlarında çok büyük değişimler yaşamalarına vesile oluyorum. Sevgi enerjisinin, birlik enerjisinin açığa çıktığı çalışmalar yapıyorum. Alsancak’ta atölyemde yaptığım Cuma Şifaları benim için çok önemli. İnsanlar her zaman şehir dışına inzivalara kaçamıyorlar. İnsanların şehrin içinde kolay ulaşabilecekleri bir yerde duygularına temas etmeleri için güvenli bir alan açıyorum. Yüksek frekansta aynı bilinç düzeyinde insanların bir araya toplanmalarını sağlıyorum. Seanslar dışında da zaman geçiriyoruz. Yoga derslerimiz devam ediyor. Alaçatı’da çalışmalarımız oluyor. İnsanların hayat kalitelerini daha yukarıya taşıyabilecekleri bir sistem sunuyorum.”
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/06/sedahealing1-1686126085.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/06/sedahealing1-1686126085.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/06/sedahealing1-1686126085.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/06/sedahealing1-1686126085.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/seda-healing-ile-sehrin-ortasinda-dogu-sifasi-4466</link>
                                <pubDate>Wed, 07 Jun 2023 11:20:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Pozitif Diyetisyen, ‘Sonbaharda kilo verme hızı artar’</title>
                                <description><![CDATA[Pozitif Diyetisyen Hanife Kara, kilo verme hızının sonbaharda arttığını, düzenli bir beslenme programı ile yaz aylarında alınan fazla kiloların verilebileceğini belirtti.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Diyetisyen Hanife Kara, “Yaz aylarında gereksiz bir kilo alma ve sağlıksız beslenme durumlarıyla karşılaşırız. Bulunduğumuz ortamlar, yazın içtiğimiz içecekler kilo almamıza neden olur. Yazın sonları ve sonbahar başlangıcında kilo verme hızımız bir nebze artıyor. Hormonlarımızın ve mevsimlerin değişimi metobolizma üzerinde olumlu bir katkı sağlıyor.” 
YAZ AYLARINDA BESLENMEDE DÜZENSİZLİKLER GÖRÜLEBİLİYOR
“Yaz aylarında beslenmemizde gözle görülür düzensizlikler yer alıyor. Kahvaltı,ara öğünler ve akşam yemeği çok fazla değişkenlik gösteriyor. Biz aslında çok az yediğimizi düşünsek de bir öğünde fazla şeyler yediğimiz için bölgesel kilolar alabiliyoruz.Havaların serinlemesiyle birlikte kilo verme hızımız normal hızına dönmeye başlıyor. Çünkü vücudumuz doğal olarak ürettiği hormonları artırıyor.” 
KİLO VERMEDE SONBAHARI KAÇIRMAYIN
“Burada süreç olarak bağırsaklarımızın da rolü çok önemli. Bağırsaklarımızın çalışma hızını beslenmemiz, kullandığımız içecekler çok fazla etkiliyor. Sonbaharla birlikte kilo verme hızımızda yaza göre daha da artış gözleniyor. Mutlaka bu süreçte daha fazla kilo vermek istiyorsanız kendi düzeninize geri dönmeye çalışın. Bir öğün programınızın ve takip ettiğiniz bir diyet listenizin olması gerekir. Özellikle sabah kahvaltısını ihmal etmemeliyiz. Günlük olarak oluşturacağınız bir beslenme saat düzeni kilo vermenize çok destek olacaktır. Herkes beş ya da üç öğün beslenmek zorunda değil. Önemli olan düzenli bir beslenme programı oluşturmak. Sonbahar aylarında metabolizmamızın normal hızına dönmesi sizin kilo vermeniz ve vücuttaki toksinleri atılımı da hızlanmış olacaktır. Toksinlerin atılımını ve detoksu hızlandırmak istiyorsanız su tüketimini artırın ve sebze ağırlıklı smoti detoksu yapmaya çalışın. Süt ürünleri tüketimini azaltın. Süt peynir gibi gıdalar kilo verme döneminde kilo verme hızını tutabiliyor. Biz bu süreçte biraz probiyotik ağırlıklı beslenebiliriz. Kefir, yoğurt gibi gıdalar kilo verme hızınızı artıracaktır.”
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/pozitifdiyetisyen4-1695884404.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/pozitifdiyetisyen4-1695884404.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/pozitifdiyetisyen4-1695884404.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/pozitifdiyetisyen4-1695884404.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/pozitif-diyetisyen-sonbaharda-kilo-verme-hizi-artar-4540</link>
                                <pubDate>Thu, 28 Sep 2023 09:56:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yazın kuruyan ciltlere bakım zamanı</title>
                                <description><![CDATA[Yaz aylarının bitmesi ile kuruyan ciltlere bakım zamanı da geldi. Güzellik Uzmanı Öznur Gençdoğuş, kuruyan ciltlere bakım için önemli bilgiler verdi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Öznur Gençdoğuş Akademi kurucusu güzellik uzmanı Öznur Gençdoğuş, “Vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluşmaktadır ve yaz aylarında güneş ışınları ile birlikte ciltte kuruluk, çatlaklık erken yaşlanmaya sebep oluyor.  Bu demek oluyor ki bizim suya yani neme ihtiyacımız var. Mevsimsel faktörler göze alındığında biz de Eylül ve Ekim ayı itibarıyla artık cildi onarmaya, nemlendirmeye ve gençleştirmeye yönelik işlemler uygulamak yapmak zorundayız.

CİLTTEKİ LEKELER YOK EDİLİYOR

“Bunun en başında tabii ki cildi neme doyurmak gerekiyor. Bir sonraki adımımız ise ciltteki lekeleri yok etmek ve cildi yenilemek. Peki bunları nasıl yapıyoruz?

Öncelikle danışan bize geldiğinde yaz sonrasında cildin neye ihtiyacı var onu tespit ediyor ve cildin ihtiyacına göre protokoller uyguluyoruz. Özel ürünler ve serumlar kullanarak geliştirdiğimiz farklı teknikler ile 45 dakika 1 saatlik gibi kısa bir süre içersinde o yıl oluşmuş olan güneş lekelerinden muhteşem sonuçlar alıyoruz.”

GÜNEŞ KORUYUCUSU ÖNEMLİ

“Aslında leke ile mücadele çokta zor değil ilk dikkat edilmesi gereken faktör elbetteki güneş koruyucusu  mutlaka kullanmamız gerekiyor. Ve tabii ki cildi nemlendirme, hem içten bol bol su tüketerek hem de dıştan düzenli nemlendirici kullanmak gerekiyor. Bir diğer unsur ise  her yaz çıkışında mutlaka cildi bir uzmanın kontrol etmesi gerekiyor ki cildin neye ihtiyacı olduğu tespit edilsin ve o yönde protokoller uygulansın” ifadelerini kullandı.

ÖZEL LEKE GİDERİCİ TARİFİ

Güzellik uzmanı Öznur Gençdoğuş, evde çok basit yöntemle uygulayabileceğiniz özel bir leke giderici tarifi verdi.

Gençdoğuş, “Bir çay kaşığı karbonat (cep sodası) içerisine birkaç damla limon sıkarak iyice karıştırın onu partikül haline getirip peeling  gibi yüzünüze uygulayın ve ardından yüzünüzü iyice durulayıp nemlendiricinizi uygulayın sonuçtan çok memnun kalacaksınız.”

Açıklamalarına devam eden Gençdoğuş, “Ekim ayı ile birlikte sıkça yaptığımız uygulamalardan biri de tabii ki kalıcı makyajlar günümüz insanında zaman en önemli hazine insanlar yoğun iş temposu içersinde koşuşturuyorken zamandan tasarruf etmek istiyor özelliklede kadınlar hem zamandan kazanıp hem de güzel görünmenin yolunu arıyor bunun için ise en etkin çözümlerden biri elbetteki kalıcı makyaj artık saatlerce makyajla uğraşmaya son veriyoruz özelliklede kaşlar eyeliner ve dudaklar kadınlarımızın en çok tercih ettiği kalıcı makyajlar oluyor” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/%C3%B6znurgen%C3%A7do%C4%9Fu%C5%9Fhaber7-1695894415.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/%C3%B6znurgen%C3%A7do%C4%9Fu%C5%9Fhaber7-1695894415.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/%C3%B6znurgen%C3%A7do%C4%9Fu%C5%9Fhaber7-1695894415.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/09/%C3%B6znurgen%C3%A7do%C4%9Fu%C5%9Fhaber7-1695894415.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/yazin-kuruyan-ciltlere-bakim-zamani-4543</link>
                                <pubDate>Thu, 28 Sep 2023 12:45:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi Hizmete Açıldı</title>
                                <description><![CDATA[Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi, Alsancak Kahramanlar hastaneler bölgesinde faaliyete başladı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ İzmir Alsancak Kahramanlar hastaneler bölgesi Can Kulduk sokakta yer alan, toplam 1200 metrekare alana kurulu altı katlı binada hizmete açılan Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi; 3 fizik tedavi uzmanı, 10 fizyoterapist, 3 hemşire ve fizik tedavi teknikerlerinden oluşan alanında uzman deneyimli sağlık personelleri ile hizmet veriyor.

Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Dokumacı; Gazi Hastanesi, İzmir Ege laboratuvarı ve Egeli Osgb iştiraki olarak 2022 yılı sonunda faaliyete başlayan Gazi Fizik Tedavi merkezini fizik tedavi alanında ülkemize kazandırmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.

Hizmete giren Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp merkezinde yer alan özel odalarda uzman terapistler hastalarına birebir özel tedavi uyguluyor. Son teknoloji cihazlarla tedavi imkanı sunan Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezinde yüksek yoğunluklu laser teknolojisi ile robotik laser tedavisi, süper indüktif sistem tedavisi, neurofeedback tedavisi (beyin egzersizleri) fonksiyonel elektriksel stimülasyon ile ergometri tedavisini birleştiren bir teknoloji ile de restoratif tedavi imkanları mevcut. Gelişmiş cihaz ve profesyonel kadrosuyla nörolojik rehabilitasyon ( inme felç parkinson multiple skleroz sinir ve kas hastalıkları vb ) eklem kas ağrıları, kronik ağrılar, fibromiyalji ve romatizmal hastalıklar, çocuk hastalıklarında rehabilitasyon ( serebral palsi denge yürüme postür bozuklukları vb), spor ve sporcu yaralanmalarında rehabilitasyon ile ortopedik ameliyatlar ( kırık, protez bağ ve eklem yaralanmaları vb ) sonrası bel boyun sırt ağrılarında fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi uygulanıyor. Ayrıca Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezinde alanlarında özel eğitimli fizyoterapistler tarafından manuel terapi lenfödem tedavisi, skolyozda schroth tedavi yöntemleri, duyu bütünleme uzay terapi gibi özellikli tedaviler de bulunuyor.

Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi kurucu ortaklarından fizik tedavi uzman hekimi Dr. Hatice Banu Kenar’dan tıp merkezi hakkında kısa bir bilgi aldık. Merkezde bulunan robotik yüksek yoğunluklu laser tedavisi ile konvansiyonel lazere göre 50 kat daha güçlü etki elde edildiğine vurgu yapan Dr. Hatice Banu Kenar; robotik kol ile geniş alanda tedavi uygulama imkanı doğduğunu, daha küçük alanlarda ise manuel küçük elektrot ile yoğun etki sağlandığını, böylece eklem ve kas hastalıkları, romatizmal hastalıklar, bel boyun sırt ağrıları ortopedik problemler nörojenik kökenli ağrılar sinir yaralanmaları ve bunun gibi pek çok hastalığın tedavisinde oldukça etkili olduğunu söyledi. Merkezdeki bir başka ileri teknoloji cihazın fda onaylı süper indüktif sistem cihazı olduğunu belirten Dr. Hatica Banu Kenar; İyileşmeyen kırıklar veya kırıkların hızlı iyileşmesinde kasların güçlendirilmesinde, ödem ve ağrının kontrol altına alınmasında, sinir hasarlarında, nöropatik ağrılarda güçlü etkili kullanımı ile konforlu bir cihaz olduğunu söyledi. Yöntem ayrıca idrar kaçırma problemlerinde vücut şekillendirmede oldukça etkili.

Dr. Hatice Banu Kenar sözlerine şöyle devam etti: ‘’ Uzman doktor kadromuzla amacımız fonksiyonel kapasitesi kaybolmuş veya azalmış günlük yaşam aktivite ve özbakım işlevlerini yerine getiremeyen genç yaşlı çocuk tüm bireylere fizik tedavi rehabilitasyon yanında gerekli durumlarda özellikli enjeksiyon prp ve destek tedavilerle çok yönlü bir yaklaşım sunmaktayız. Ve bu şekilde hastalarımızın günlük yaşam aktiviteleri sosyal yaşantıları ve öz bakımlarında aktif bağımsız özgür bir yaşama hızla dönmelerini sağlamaktayız. Uzman doktor, deneyimli fizyoterapist ve fizik tedavi hemşire tekniker kadromuz ve ileri teknoloji cihazlarımız özellikli işlemlerimiz ile son derece modern binamızda hastalarımızla sağlığa giden yolda birlikte olmak en büyük arzumuz’’.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/10/gazifiziktedavi2-1697439683.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/10/gazifiziktedavi2-1697439683.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/10/gazifiziktedavi2-1697439683.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2023/10/gazifiziktedavi2-1697439683.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/ozel-gazi-fizik-tedavi-tip-merkezi-hizmete-acildi-4550</link>
                                <pubDate>Mon, 16 Oct 2023 09:58:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Dr. İlayda Maral, estetik trendlerini değerlendirdi</title>
                                <description><![CDATA[İzmir’de görev yapan Dr. İlayda Maral, son estetik trendler ve uygulamalar hakkında önemli bilgiler paylaştı. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Estetik alanında uzmanlaşan Dr. Maral, son yıllarda oldukça popüler olan estetik uygulamaların yaptırılmadan önce dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı. Uzman doktor seçimi, hijyen ve sterilizasyon, doğru uygulama yöntemi, uygulama sonrası bakım gibi konuların önemine vurgu yaptı. 
Dr. Maral, kadınların genellikle yüz ve vücut şekillendirme işlemleri için estetik cerrahiye başvurduğunu belirtti. Özellikle botoks, dolgu uygulamaları son dönemde popülerliğini artıran işlemler arasında yer aldığını söyleyen Maral, bununla birlikte, estetik cerrahinin sadece dış görünümü değil, kişinin özgüvenini ve yaşam kalitesini de olumlu yönde etkileyebileceğini vurguladı.
Günümüzde, erkeklerin de estetik cerrahiye ilgi gösterdiğini belirten Dr. Maral, özellikle yağ aldırma, burun estetiği ve saç ekimi gibi işlemlerin erkekler arasında yaygınlaştığını ifade etti. Estetik cerrahiye olan talebin her geçen gün arttığını söyleyen Dr. Maral, bunun altında yatan nedenler arasında artan sosyal medya kullanımı ve estetik normların değişmesinin etkili olduğunu söyledi.
Dr. İlayda Maral, estetik cerrahiye başvurmadan önce hastaların mutlaka uzman bir doktordan bilgi alması ve doğru bir şekilde yönlendirilmesi gerektiğini vurgularken estetik cerrahinin sadece fiziksel görünümü değil, kişinin psikolojik ve duygusal sağlığını da etkileyebileceğini hatırlattı.
Uzun yıllar acil servis hekimliği yapan Dr. İlayda Maral, özel bir poliklinikte mesul müdür ve hekim olarak çalıştıktan sonra geçtiğimiz aylarda Folkart Towers’da kendi muayenehanesini açtı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1716201158.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1716201158.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1716201158.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1716201158.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/dr-ilayda-maral-estetik-trendlerini-degerlendirdi-4653</link>
                                <pubDate>Mon, 20 May 2024 13:31:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Dr. İlayda Maral, “Medikal estetikte kişinin kendi güzelliğinin ortaya çıkması önemli”</title>
                                <description><![CDATA[
İzmir’de görev yapan Dr. İlayda Maral, medikal estetikte herkesin birbirine benzemesinden ziyade kişinin en iyi haline ulaşmasını ve kendi güzelliğinin ortaya çıkmasının daha önemli olduğunu vurguladı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Dr. Maral, son yıllarda oldukça popüler olan estetik uygulamaların yaptırılmadan önce dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.Sertifikalı ürün kullanımı, hijyen ve sterilizasyon, doğru uygulama yöntemi, uygulama sonrası bakım gibi konuların önemine vurgu yaptı.

Dolgu, botoks, mezoterapi, yüzü daha dinamik hale getirme uygulamaları, gençlik aşıları, kolajen aşıları, lifting aşıları uyguladıklarını aktaran Maral, “Başarılı bir medikal estetik sonuç elde etmek için, her bir hastanın ihtiyaçlarını anlamak ve onlara özel çözümler sunmak çok önemlidir. Herkesin ihtiyacı birbirinden farklı ve her cilt kendine özeldir. Tedavi ettiğim her hasta, kişiselleştirilmiş bir tedavi planı ve güvenilir bir yaklaşım ile karşılaşır” ifadelerini kullandı.

Herkesin birbirine benzemesini sevmediğini söyleyen Maral, “Kişinin kendisinin en iyi haline ulaşmasını ve kendi güzelliğini ortaya çıkarmasını çok seviyorum. Botoks, dolgu ve mezoterapi gibi işlemlerle, hastalarımın doğal güzelliklerini ortaya çıkarmayı ve yaşlanma belirtilerini azaltmayı amaçlıyorum. Her bir hastamın bireysel ihtiyaçlarını anlamak ve onlara özel tedavi planları sunmak benim için en öncelikli adım” şeklinde konuştu.

Uzun yıllar acil servis hekimliği yapan Dr. İlayda Maral, özel bir poliklinikte mesul müdür ve hekim olarak çalıştıktan sonra geçtiğimiz aylarda Folkart Towers’da kendi muayenehanesini açtı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1717062124.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1717062124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1717062124.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/05/dr-1717062124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/dr-ilayda-maral-medikal-estetikte-kisinin-kendi-guzelliginin-ortaya-cikmasi-onemli-4658</link>
                                <pubDate>Thu, 30 May 2024 12:40:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ege’nin Doğru, Hızlı ve Ekonomik Laboratuvar’ı: Biolab</title>
                                <description><![CDATA[İzmir’de, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Tuncay Batur tarafından kurulan Biolab, 7. Şubesi’ni Güzelbahçe’de vatandaşların hizmetine sundu.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[“Doğru, Hızlı, Ekonomik ve Kolay Ulaşabilir” olma ilkesiyle 30 yıl önce 2 kişi çıktıkları yolculukta, bugün 7 şubede 250 çalışan ve bin 900 farklı test parametresiyle hizmet sunan bir kurum olmayı başardıklarını dile getiren Uzman Dr. Batur, “Ekonomik ve kolay ulaşılabilirlik anlayışıyla hizmet ediyoruz. Öte yandan 24 yıldır “Dış Kalite Kontrol” uygulamasıyla da kendimizi denetliyoruz. Bu sayede, doğru ve hızlı test kalitemizden de asla taviz vermiyoruz” dedi.

Alsancak’ta, 18 Mart 1994’te 2 kişi olarak başladıkları Biolab Laboratuvar yolculuğunda ilk olarak “Tanıda Güvence” ilkesiyle hareket ettiklerini belirten Uzman Dr. Batur, Biolab olarak her zaman insanların en doğru sonuca, en ekonomik yollarla ulaşmasını amaçladıklarına vurgu yaptı. Tanıda Güvence adımının çok önemli olduğunun altını çizen Uzman Dr. Batur, “Unutulmamalıdır ki tahlil sonuçlarının doğru, güvenilir ve hızlı olması, hastanın sağlığını ve hekimin başarısını doğrudan etkiler” şeklinde konuştu.

PCR LABORATUVARINA SAHİP

Bir diğer hedeflerinin hızlı, doğru ekonomik ve ulaşılabilir laboratuvar hizmetleriyle tüm Ege Bölgesi’ni buluşturmak olduğunu aktaran Uzman Dr. Batur, bu kapsamda önce Mikrobiyoloji sonra Biyokimya ve ardından Patoloji branşlarını da laboratuvar hizmetlerine eklediklerini aktardı.

Bu alanda 30 yıllık bir birikime sahip olduklarının altını çizen Uzman Dr. Batur, sözlerine şöyle devam etti:
“30 yıl içerisinde çok farklı öğrenilmişlikler biriktirdik. Enerji kesintileri, su kesintileri, internet kesintileri gibi birçok senaryoyla karşılaştık ve hepsi için alternatif çözüm yolları geliştirdik. Pandemi döneminin başlarında özel kurumların PCR testi yapması yasakken Sağlık Bakanlığı’ndan aranıp PCR testine başlayabilir misiniz dendiğinde, biz 2 günde PCR hizmeti vermeye başladık. Şimdi son derece donanımlı bir PCR laboratuarına sahibiz. Burada sadece COVID değil, birçok virüse ait, özellikle çoklu etkenin bir arada bakılabildiği PCR temelli testlerimizi uygulayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

YILDA 15 MİLYON TEST

Amaçlarının, insanlara ekonomik olarak zorlanmadan rahatlıkla güvenilir ve hızlı bir sağlık hizmeti sağlamak olduğunu dile getiren Uzman Dr. Batur, “Bu yüzden Biolab Laboratuvarlar Grubumuzun en belirgin özelliği, bölgenin en yüksek test sayısı üreten ve test çeşidi barındıran laboratuvarı olmasıdır. Ülkemizin birçok ilinden bize numuneler geliyor. 2023’teki test sayımız 15 milyon. Bu sayı, neredeyse büyük kamu hastanelerinin test sayılarıyla eş değer” şeklinde konuştu.

İş sağlığı ve güvenliği alanında da hizmet veren Biolab Laboratuvarlar Grubu’nda, rutin sağlık testleri dışında ağır metaller ya da petrokimya alanında çalışanların etkilendiği uçucu gazların kana karışması sonucu oluşan rahatsızlıkların tespitini de solvent ölçümleriyle yapılıyor.

BEBEK VE ÇOCUK DOSTU TEK LABORATUVAR

Bunun yanı sıra ailelerin korkulu rüyası haline gelen ve özellikle küçük yaştaki çocuklardan numune alma süreci için de çözüm üreten Biolab Laboratuvarlar Grubu, bebek ve çocuklara ait özel numune alma aparatları, tüpleri ve son teknoloji damar görüntüleme cihazlarına sahip. Ebeveynlerin en kıymetlisi minik yavrularımız için gösterdikleri bu özen sayesinde Sağlık Bakanlığı’nın Bebek ve Çocuk Dostu Sağlık Kurumları sertifikasyon programına başvuran Biolab, bu alanda ödüllendirilen tek laboratuvar olma özelliğine de sahip. Aldıkları bu belgenin kendilerini ayrıca mutlu ettiğini dile getiren Uzman Dr. Batur, “Bizim kuruluşumuzla aynı zamanda dünyaya gelen vatandaşlarımızın çocuklarına da hizmet sunuyor olmak tarifsiz bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

BİOLAB’I EŞSİZ KILAN SÜREKLİ EĞİTİM VE DENETİM

Biolab’ta İşe yeni başlayan her personelin mutlaka bir oryantasyondan geçtiğine de değinen Uzman Dr. Batur, “Oryantasyon sonrası yeni personelimiz, 2-3 ay boyunca yanında kıdemli bir personelle çalışıyor. Personelimiz bu eğitim süreci de bittikten sonra, yetkinliği onaylandıktan sonra sahada tek başına çalışabilir hale geliyor. Bunun yanı sıra sorumlu teknisyenlerimizin haftada iki gün “Süreç Denetim” eğitimleri devam ediyor. Ayrıca dijital alanda ve yapay zekânın sektörümüzde kullanımı için yoğun çalışmalar ve yatırımlar yapıyoruz” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nda “dış kalite kontrol”  uygulamasının 10 yıldır zorunlu olduğunu da dile getiren Uzman Dr. Batur, testleri teyit ettirmek için yapılan bu uygulamayı kendilerinin 24 yıldır aralıksız olarak uyguladıklarına da dikkat çekti.

ALERJİ LABORATUVARI DA MEVCUT

Çağımızın hastalığı haline gelen alerji ve alerjiye bağlı solunum yolu enfeksiyonlarının çok sık görüldüğüne değinen Uzman Dr. Batur, “İnsanın yaşam kalitesini derinden etkileyen ve tanısı pahalı olan alerji rahatsızlıklarının tespitini daha uygun fiyatlarla ve daha sağlıklı bir şekilde sunabilmemizi hedefleyen bir algoritma geliştirdik ve ona ait bir alerji laboratuvarı kurduk. Son olarak da 2 hafta önce moleküler alerji konusunda son derece kapsamlı bir cihazı bünyemize kattık” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/06/biolab2-1717401404.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/06/biolab2-1717401404.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/06/biolab2-1717401404.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/06/biolab2-1717401404.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/egenin-dogru-hizli-ve-ekonomik-laboratuvari-biolab-4663</link>
                                <pubDate>Mon, 03 Jun 2024 10:55:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Doç. Dr. Akpak "Acısız, izsiz ve kesisiz ameliyat mümkün"!</title>
                                <description><![CDATA[Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak ile V- NOTES cerrahiyi konuştuk.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ege Bölgesinin en büyük, Türkiye'nin ise 4. büyük hastanesi olan İzmir Şehir Hastanesi'nin Kadın Doğum Servisi Kliniği şefi Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak ile kadın doğum konusundaki hastalıklar, sağlık alanında ki teknolojik gelişmeler, tedavi şekilleri ve son yıllarda adını sıkça duyduğumuz fakat henüz her yerde uygulanması mümkün olmayan kadın doğum ameliyetlarında devrim niteliğinde büyük konfor sağlayan V- NOTES cerrahiyi konuştuk.

İzmir'in kalbinde konumlanan İzmir Şehir Hastanesi, modern tıbbın gereksinimlerini karşılamak ve sağlık hizmetlerini en üst düzeye çıkarmak amacıyla tasarlanmış, modern teknolojiyle donatılmış, alanında uzmanlaşmış sağlık profesyonelleri ile hastalarına en iyi tedavi şeklini sunmak adına hizmetlerine devam ediyor.


Laparoskopik cerrahi operasyonları başta olmak üzere minimal invaziv cerrahi, estetik cerrahi ve riskli gebelikler konusunda adından sıkça söz ettiren Doç Dr. Yaşam Kemal Akpak ; " İzmir Şehir Hastanesinde son teknoloji ile donatılmış tıbbi ekipmanlar ve profesyonel kadromuzla hastalarımızın sağlığı öncelikli hedefimiz. Hasta memnuniyetine büyük önem verirken tedavi süreçlerinin her aşamasında bireysel ihtiyaçları gözetlemeye devam ediyoruz' dedi.

"İzmir Şehir Hastanesi Kadın Doğum kliniğinde her gün 1000’in üzerinde hastaya hizmet verdiklerini belirten Akpak; "Sadece kadın doğum servisine ait 8 ameliyathane bulunurken günlük ortalama 70’e yakın hastamıza üst düzey ameliyat ve operasyon gerçekleştiriyoruz. Kliniğimizde sağlık hizmetlerini en üst düzeye çıkarmak amacıyla tasarlanmış, 134 yatak bulunurken bunun yüzde 80’i tek kişilik odalardan oluşuyor ve 16 adet kişiye özel doğum ünitesi mevcut".

Hastalarına güvenilir, kaliteli ve kapsamlı sağlık hizmetleri sunmayı amaçlayan İzmir Şehir hastanesinin sağlık turizmi alanında hizmet vermeye başladığını belirten Akpak ' Kadın doğum üzerine sıklıkla minimal invaziv cerrahi, estetik cerrahi ve sarkma ameliyatları gerçekleştirdiklerini belirterek bu operasyonları V-NOTES cerrahi yani ( izsiz, acısız ve kesisiz) olarak gerçekleştirdiklerini belirtti.

İşte Dünyada ve Türkiye’de son yıllarda sadece belirli alt yapı ve teknolojiye sahip hastanelerde konusunun uzmanı hekimlerin yapılabildiği V-NOTES ameliyat tekniğinin tüm detaylarını Doç Dr. Yaşam Kemal Akpak' sorduk.

Bugünlerde popüler olan V-Notes cerrahisi nedir?

Öncelikle V-NOTES (Vaginal Natural Orifice Transluminal Endoscopic Surgery) ingilizce teriminin baş harflerinden oluşan kısaltmadır. V-NOTES ameliyatı kabaca anlatmak gerekirse vücuttaki doğal boşluklardan bir kamera yardımı ile yapılan, izsiz, acısız, kesisiz bir ameliyat tekniğidir. Biz bu teknik ile kadın hastalıkları ve doğum alanında vajinadan karın içine ulaşarak kadın üreme organları ile ilgili ameliyatları yapmaktayız.

V-Notes yöntemi ile hangi ameliyatlar, hangi hastalıklarda yapılmaktadır?

V-NOTES günümüzde gelişmekte ve yaygınlaşmakta olan bir yöntem. Biz de kliniğimizde açık veya kapalı yöntemle rahim alma, yumurtalık kisti ameliyatları, dış gebelik, tüp bağlama ameliyatı, rahim sarkması gibi birçok ameliyat grubunda artık V-NOTES tekniğini tercih etmekte ve başarılı bir şekilde kullanmaktayız. Yoğun âdet kanamaları olan, rahimde büyümesi ya da iyi huylu bir tümör olan myom hastalarımızda, yumurtalık kistlerinde bu yöntemle hiçbir iz olmadan, az enfeksiyon riski, acı ağrı olmadan her türlü ameliyatı yapmaktayız.

 V-Notes yöntemini hangi hasta grubunda tercih etmektesiniz?

V-NOTES yöntemi daha önce karnından geçirdiği ciddi bir ameliyatı olmayan, karın içinde yapışıklığa sebep olacak çok yoğun enfeksiyon gibi sebepler beklemediğimiz hasta grubunda tercih ediliyor. V-NOTES yöntemi ile ameliyat kararını basitçe klinik öykü, jinekolojik muayene ve ultrasonografi sonrası alıyoruz.

Bu yöntemin diğer cerrahi yöntemlere göre farkları nelerdir?

Diğer yöntemlere göre daha az invazivdir ve hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönmelerini sağlar. Ayrıca, estetik açıdan da avantajlıdır çünkü karın bölgesinde iz bırakmaz.

Hastalarınız ameliyat sonrası kaç gün hastanede kalmaktadır?

V-NOTES yöntemi ile ameliyat ettiğimiz hastalarımızı genellikle 24 saat içinde taburcu etmekteyiz.

V NOTES yönteminin diğer cerrahi yöntemlere göre avantajlarından bahsedebilir misiniz?

Temelde farklı yöntemlerle aynı ameliyat yapılıyor olsa da V-NOTES tekniği kullanılan hastalarımız ameliyat sonrası daha az ağrı hissetmekte, daha hızlı iyileşmektedir. Yine görülür hiçbir ameliyat izi olmaması avantajlarından biri.

V-NOTES ameliyatı ile ilgili risklerden, komplikasyonlardan bahsedebilir misiniz?

Her ameliyatta olduğu gibi V-NOTES ameliyatında da nadir de olsa riskler var. Komplikasyonlar çok nadir de olsa öncesinde hastalarımızı idrar kesesinde yaralanma, bağırsak yaralanması, ameliyatın devamında açık ameliyata dönme ihtimali ile ilgili ayrıntılı olarak bilgilendirmekteyiz. Ancak hastalarımızın içi rahat olsun ki bu riskler diğer yöntemlere göre V-NOTES tekniğinde daha sık olan riskler değil. Bu konuda deneyimli cerrahlar ve bizimki gibi deneyimli kliniklerde bu riskler minimalize edilmektedir.

Hastalarınızın V-NOTES yaklaşımından bahsedebilir misiniz?

Öncelikle hastalar arasında çok bilinmeyen bir teknik. Her ne kadar ameliyat öncesi hastalarımıza izsiz bir ameliyat geçirecekleri, gözle görebilecekleri herhangi bir kesinin olmayacağını anlatıyor olsak da neredeyse her hastamız ameliyat sonrası tek bir iz bulamamanın, herhangi bir ağrı hissetmemenin şaşkınlığında ve sevincinde oluyorlar. Bazı zamanlar ameliyat sonrası ‘Hocam ben ameliyat oldum mu? ‘Sorusu ile bile karşılaşabiliyoruz. Onları bu kadar kısa sürede ayakta görmek tabi ki bizleri de çok mutlu ediyor.

V-NOTES ameliyatı yaptığınız hastalarınıza nelere dikkat etmelerini öneriyorsunuz?

Hastalarımıza aynı diğer yöntemlerle ameliyat ettiğimiz hastalarımıza önerdiğimiz gibi ameliyat sonrası kişisel hijyenlerine dikkat etmelerini, taburculuklarında verilen ilaçları düzenli almalarını, bolca hareket etmelerini ve kontrollerine gelmeyi aksatmamayı öneriyoruz. Ama kesinlikle diğer cerrahi yöntemlere göre hayatlarına daha hızlı döneceklerini garanti edebiliriz.

Ameliyat sonrası hastalarınızın günlük hayatlarına dönme sürecinden bahseder misiniz?

Günlük hayata dönme süreci biraz da yapılan ameliyat ile de ilgili. Tüp bağlama, dış gebelik, yumurtalık kistleri gibi sebeplerle ameliyat ettiğimiz hastalarımız neredeyse ameliyatın ertesi günü kendilerini günlük hayatlarına dönmeye hazır hissediyorlar.

Hocam son olarak okurlarımıza V-NOTES ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, V-NOTES cerrahisinin daha da yaygınlaşması ve daha fazla cerrahi alanda kullanılması beklenmektedir. Bu yöntem, minimal invaziv cerrahinin geleceği olarak görülmektedir. Biz İzmir Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniği olarak bu yöntemi başarı ile kullanmaktayız. Kadın hastalıkları sebebi ile ameliyat önerilen hastalarımızın bu tekniğin de kullanılabilir ve çok avantajlı olduğunu bilmelerini isteriz. Son olarak kapımız tüm hastalarımıza açık diyerek sözümü bitirmek istiyorum.

 
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/doc-dr-akpak-acisiz-izsiz-ve-kesisiz-ameliyat-mumkun-1723281455.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/doc-dr-akpak-acisiz-izsiz-ve-kesisiz-ameliyat-mumkun-1723281455.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/doc-dr-akpak-acisiz-izsiz-ve-kesisiz-ameliyat-mumkun-1723281455.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/doc-dr-akpak-acisiz-izsiz-ve-kesisiz-ameliyat-mumkun-1723281455.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/doc-dr-akpak-acisiz-izsiz-ve-kesisiz-ameliyat-mumkun-4687</link>
                                <pubDate>Sat, 10 Aug 2024 12:16:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Genital estetik operasyonlarının yükselişi</title>
                                <description><![CDATA[Son yıllarda estetik cerrahi alanında önemli bir artış izlenmektedir. Bu artış, sadece yüz ve vücut estetiği ile sınırlı kalmayıp, genital estetik operasyonlarını da kapsamaktadır. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Genital estetik, genellikle kişilerin genital bölgelerinde estetik kaygılar ve işlevsellik açısından yaşadıkları sorunları gidermek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Özellikle kadınlarda, doğum sonrası değişiklikler, yaşlanma süreci ve genetik faktörler, genital estetik operasyonlarının başlıca nedenler arasında yer almaktadır.

Genital estetik operasyonları, yalnızca fiziksel görünümü iyileştirmekle kalmayıp, aynı zamanda bireylerin psikolojisi üzerinde de olumlu etkiler yarattığı görülmektedir. Bu durum, genital estetik operasyonlarının artan bir ilgiyle karşılanmasına da yol açmaktadır.
Ancak, bu süreçte ayrıntılı bir değerlendirme, bilinçli karar verme ve alanında uzman sağlık profesyonelleri ile yola çıkmak son derece önemli.

Bu bağlamda, genital estetik operasyonları hakkında merak edilenleri yanıtlamak ve konuya ışık tutmak amacıyla, İzmir Şehir Hastanesi Kadın Doğum Servisi Klinik Şefi Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak' a tüm merak edilenleri sorduk.

 - Genital Estetik ameliyatı nedir?

Genital estetik son zamanlarda farkındalığın ve ulaşılabilirliğin arttığı bir alan. Genital estetik ameliyatı aslında genital bölgeye estetik amaçlı yapılan birden çok ameliyatı kapsıyor. Bu ameliyatlar arasında küçük dudaklardaki asimetriyi düzeltme, küçük dudakları küçültme, vajina daraltma, klitorise yönelik ameliyatlar, vajinal doğum izlerinin düzeltilmesi sayılabilir.

 - Genital estetik ameliyatlarını kimlere yapmaktasınız?

Biz bu ameliyatları normal doğum yapan ve vajinal genişleme olan hastalarımıza, doğuştan iç dudaklarda asimetrisi olan, ya da her iki iç dudağın normalden daha büyük ve gevşek olduğu hastalarımıza, normal doğum izi olanlara, klitoris üzerindeki deri uzantısının normalden daha fazla olduğu ve cinsel hayatını etkilediği hastalarımıza yapmaktayız.

 - Yapılacak ameliyatın kararını nasıl alıyorsunuz?

Her zaman olduğu gibi hastalarımız ile ortak karar alıyoruz. Bu süreçte hastanın ne istediğini iyi anlamak çok önemli. Jinekolojik muayene asimetrileri, eski doğum izlerini belirledikten sonra hastanın neyden rahatsız olduğunu ve ameliyat sonrası beklentilerini belirliyoruz. Bu çerçevede yapılacak işleme hastaya özgü bir şekilde ve en önemlisi hastamızı tüm bu sürece dahil ederek birlikte karar veriyoruz.

 - Genital estetik için belli bir yaş grubunuz var mı?

Daha çok genç yetişkinler tarafından talep edilse de belli bir yaş grubu olduğunu söyleyemem. Menopoz döneminde olan ve genital bölgede dış dudaklarda hacim kaybı sorunu yaşayan ve bu bölgeye dolgu uyguladığımız hastalarımız da olmakta.

 - Genital estetik ameliyatlarının estetik görünüş dışındaki faydaları nelerdir?

Öncelikle estetik görüntü bile hastalarımızda ciddi bir psikolojik rahatlama, mutluluğa yol açmakta. Ama tabiki bunun dışında da avantajları var. Örneğin iç dudaklardaki fazla dokunun alınması o bölgenin enfeksiyonlarını azaltmakta, hastanın geçmeyen akıntı şikayetlerini geriletmekte. Vajina daraltma, klitoral estetik gibi operasyonlar cinsel hazzın arttırılmasında rol oynamaktadır.

 - Hastalara ameliyat sonrası önerileriniz nelerdir? Nelere dikkat edilmeli?

İlk sırada kişisel hijyen. Ameliyat sonrası iyi bir doku iyileşmesi için kişisel hijyen bizim için çok önemlidir. Aynı şekilde ameliyat sonrası buz uygulama, antibiyotik tedavisini kliniğimizde ödemi ve enfeksiyonları önlemek için uygulamaktayız. Sigara içen hastalarımızın sigarayı azaltmaları hatta tercihen bırakmaları da yara iyileşmesini etkilemektedir.

 - Bu konudaki şikayetlerini dile getirmeye çekinen hastalarınıza ne önerirsiniz?

Bu soruyu cevaplamadan önce Dünya Sağlık Örgütünün Sağlık tanımına değinmek isterim. Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir. Genital bölge ile ilgili sorunlar da hastanın hem sosyal yaşantısını hem ruh halini etkilemekte olup, doktorlar olarak bizim vazifemiz de hastalarımızın bu şikayetlerinin giderilmesidir. Kesinlikle yalnız olmadıklarını bilmeleri istiyorum. Genital estetik bilinenin aksine çok yaygın ve giderek yaygınlaşmaktadır. Her gün onlarca hasta polikliniğimize bu taleple başvurmakta. Aklında soru işareti olan tüm hastalarımızı polikliniğimize muayeneye bekleriz.

 - Ameliyat sonrası olabilecek komplikasyonlar nelerdir?

Estetik amaçlı yapılan bu ameliyatlarda ameliyat sonrası bakım çok önemli. Düzenli buz uygulama, antibiyotikli kremler, ameliyat alanının temiz ve kuru tutulması enfeksiyonu önlemek ve iyi bir sonuç için çok önemli. Enfeksiyon durumlarında dokunun iyilileşmesi bozulup istenek estetik görünüşe ulaşmayı engelleyebilmektedir.

- Hastalar tarafından merak edilen bir diğer soru da bu ameliyatlar kimler tarafından yapılabilir? Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Bu ameliyatlar mutlaka anatomik olarak bölgeye hâkim, ameliyat alanını iyi tanıyan kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından yapılmalı. Genital bölge özellikli bir bölge ve fonksiyonuda estetiği kadar önem arz etmektedir. Bu konuda eğitim almış tecrübesi olan kadın hastalıkları ve doğum hekimleri tercih eden hastalar mutsuz olmayacaktır diye düşünüyorum.

- Bu ameliyatlara ek olarak genital bölgeye yönelik dolgu, ip askı, lazer gibi uygulamalardan yararlanıyor musunuz?

Hastamızın değerlendirmesi üzerine ameliyatımıza dolgu, ip askı gibi teknikleri ekleyebilmekteyiz. Örneğin iç dudak estetiğine dış dudak dolgusunu ekleyerek hem daha iyi bir sonuç elde etmekte hem de birden fazla sorunu tek seansta çözebilmekteyiz.
    
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/genital-estetik-operasyonlarinin-yukselisi-ve-merak-edilenler_2-1724183844.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/genital-estetik-operasyonlarinin-yukselisi-ve-merak-edilenler_2-1724183844.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/genital-estetik-operasyonlarinin-yukselisi-ve-merak-edilenler_2-1724183844.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2024/08/genital-estetik-operasyonlarinin-yukselisi-ve-merak-edilenler_2-1724183844.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/genital-estetik-operasyonlarinin-yukselisi-4689</link>
                                <pubDate>Tue, 20 Aug 2024 22:56:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Okullar açılırken velilere doğru ayakkabı seçimi çağrısı!</title>
                                <description><![CDATA[Okulların açılmasına sayılı günler kala okul alışveriş heyecanı tüm hızıyla sürüyor. Bir çok veli, çocuğunun okul masrafları ile uğraşırken özellikle yapılan yanlış ayakkabı seçimleri ilerleyen yıllarda çocuklarımızın sağlığını olumsuz etkiliyor.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Günümüzde öğrencilerin neredeyse 10 saatinden fazlasının okul ve okul yolunda geçtiği hesaplanırsa çocuklarımızın ayak sağlığına büyük önem vermemiz gerekiyor.

Son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı bir çok vatandaş ekonomik ayakkabıya yönelirken ekonomik gücü yerinde olan hali vakti yerinde vatandaşlar ise doğru ayakkabı yerine marka takıntısı yüzünden ayak sağlığına fazla uygun olmayan ayakkabılar tercih ediyor.

AYAKKABI TERCİHİ DÜZGÜN YAPILMALI

Destek Ortopedi'den Işık Kırca da okul alışverişi yapan velilere önemli tavsiyelerde bulundu.

Kırca, “Çocuklarımız neredeyse tüm gün dışardalar. Bu nedenle çocuklarımızın ayakkabı seçimleri çok dikkatli ve düzgün yapılmalı. İlerleyen yıllarda birçok kişi çocukluğunda ve gençliğinde yanlış ayakkabı tercihi yüzünden başta topuk dikeni olmak üzere bir çok deformasyonla bize müracaat ediyor. Seçilen ayakkabılarda kullanılan materyal ve kalıp oldukça önemlidir. Seçilen ayakkabının ayak şekline ve genişliğine uyum sağlamalı, ayağı sıkmamalı ve ayak hareketlerini kısıtlamamalıdır. Taban desteği yeteri kadar sağlanmalı aşırı yumuşak veya aşırı sert olmamalıdır. Son olarak ayakkabın konç kısmının bileğimizi destekleyecek sertlikte olmasına özen göstermeliyiz. Özellikle son zamanlarda deformasyona uygun özelleştirilerek üretilmiş fabrikasyon ayakkabılarla kullanıcıların bozuluma itildiği durumlarla bile karşılaşıyoruz. Doğru seçilmiş ayakkabı ile hem ayak sağlığımız hemde postür sağlığımız için adım atmış oluyoruz. Çocuklarımıza yeni eğitim dönemlerinde başarılar ve sağlıklı bir gelecek diliyorum.” dedi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/%C4%B1%C5%9F%C4%B1k-k%C4%B1rca-2-1756717223.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/%C4%B1%C5%9F%C4%B1k-k%C4%B1rca-2-1756717223.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/%C4%B1%C5%9F%C4%B1k-k%C4%B1rca-2-1756717223.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/%C4%B1%C5%9F%C4%B1k-k%C4%B1rca-2-1756717223.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/okullar-acilirken-velilere-dogru-ayakkabi-secimi-cagrisi-4791</link>
                                <pubDate>Mon, 01 Sep 2025 11:59:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Çağımızın En Büyük Sağlık Sorunu Obezite Nasıl Tedavi Edilir?</title>
                                <description><![CDATA[Obezite çağımızın en yaygın ve ciddi sağlık sorunlarının başında geliyor. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı rapora göre Türkiye, 18 yaş üstü yetişkin bireylerde yüzde 32’lik bir obezite oranına sahiptir. Bu da ülkemizin obezite sorununda Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığı anlamına geliyor. Bilim insanları 21. yüzyılın en ciddi ve en yaygın sağlık sorunu olduğunu vurguluyor.

Hareketsiz yaşam tarzı toplumda aşırı kilo sorununun artmasına yol açıyor. Ancak obezitenin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu unutmamak gerekir. Toplumun obezite ile mücadele konusunda bilinçlenmesi sağlıklı bir toplum için büyük bir önem taşıyor. Adana’da hastalarına hizmet sunan Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kuntay Kaplan, obezite hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Obezite Nedir?

Vücutta fazla ve anormal yağ birikimi olarak tanımlanan obezite rahatsızlığı beraberinde ortopedik, psikiyatrik, kardiyovasküler ve metabolik rahatsızlıkları da getiriyor.

Obezitenin Nedenleri Nelerdir?

Obeziteye neden olan en önemli faktörün sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz bir yaşam tarzı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kuntay Kaplan, “Fakat tüm bunlar obezite oluşumunu açıklamakta yeterli değildir. Obezite çok faktörlü ve son derece karmaşık bir sağlık sorunudur. Genetik, psikolojik, sosyolojik etkenler obeziteye yol açabiliyor. Kendimizi aç veya tok hissetmemizde hormonlar ve beyinde yer alan iştah merkezi önemli rol oynayabiliyor. Bu yüzden de obezite bir durum değil bir hastalık olarak tanımlanıyor.” dedi.

Pandemi Döneminde Obezite Oranı Arttı

Pandemi süreci tüm dünyada obezite vakaları belirgin bir artış gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Kaplan, bu dönemde yeme davranış bozukluğu ve fiziksel aktivite eksikliğinin toplumda kilo artışına yol açtığını kaydetti. Doç. Dr. Kaplan, şöyle devam etti: “Jung Food olarak tanımlanan sağlıksız gıdaların tüketimi artış gösterdi. Bunun yanı sıra artan nüfusla birlikte insanların sağlıklı beslenmesi çok daha maliyetli hale geldi ve tüm dünyada karbonhidrat tüketimi arttı. Hareketsiz yaşam tarzı ile birlikte alınan kalori ve harcanan kalori arasında büyük bir dengesizlik yaşandı. Pandemi sürecinde toplum genelinde 5-10 kilogramlık bir artış yaşandı.”

Türkiye Obezitede Hangi Düzeyde?

Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı veriler incelendiğinde dünyada 1,9 milyar insanının fazla kilolu olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Kaplan, şu bilgileri verdi: “Bununla birlikte 650 milyon obez birey kayıtlara geçmiş durumdadır. Beş yaş altındaki 41 milyon çocuk da fazla kilolu veya obez olarak nitelendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri bize gösteriyor ki 18 yaş üstü yetişkin nüfusta Türkiye yüzde 32’lik bir obezite oranına sahiptir. Bu da ülkemizin Avrupa Obezite sıralamasında ilk sırada yer aldığı anlamına geliyor. Avrupa’da obezitenin en yaygın olduğu ülke konumunda olan Türkiye’de yaklaşık 20 milyon obez birey olduğu düşünülüyor.”

Kadınlarda Yüzde 40, Erkeklerde Yüzde 20 Düzeyinde

Kadınlarda obezite sorunun görülme oranının yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 20 düzeyinde olduğunu belirten Doç. Dr. Kuntay Kaplan, şunları kaydetti: “Yaş dağılımına göre obezite grafiği incelendiğinde obezite görülme sıklığının otuzlu yaşlarda artmaya başladığı ve 45-65 yaş arası grupta zirve yaptığı gözleniyor. Kentsel coğrafyalarda obezite sıklığı yüzde 23,8, kırsal alanlarda ise yüzde 19,6 şeklinde kayıtlara geçiyor. Obezite vakalarındaki bu hızlı artış, çocukların da sağlığını olumsuz etkiliyor. Türkiye’de her dört çocuktan biri fazla kilolu veya obez. Yine istatistik veriler incelendiğinde ilkokul öğrencilerinde yüzde 10 obez, yüzde 15,7 ise fazla kilolu nüfus göze çarpıyor.”

Obeziteden Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?

Obezite ile mücadelenin anne karnından başlayarak hayatın sonuna kadar sürdürülmesi gereken bir süreç olduğunu dile getiren Doç. Dr. Kuntay Kaplan, şu açıklamalarda bulundu: “Bu yüzden obeziteye karşı toplumsal farkındalığın arttırılması şarttır. Bireyler sağlıklı beslenme ve aktif bir yaşam tarzı konusunda özen göstermelidir. Kilo artışından kaçınmak için sağlıksız atıştırmalıklar terk edilmeli. Karbonhidrat, yağ ve protein dengesi sağlanmalıdır. Her yetişkin insanın gün içerisinde en az on bin adım atması önem taşıyor. Aileler çocuklarını obeziteden korumak için öğün atlamadan düzenli beslenmelerini sağlamalı ve sağlıklı besinler tüketmeye yönlendirmelidir. Yağlı, tuzlu ve şekerli atıştırmalıklar yerine antioksidan ve vitamin bakımından zengin meyve ve sebzelerin tüketimi özendirilmelidir.”

Kilo Vermek Yaşam Kalitesini Arttırır

Obezitenin çok sayıda kronik hastalığın davetçisi olduğunu anlatan Doç. Dr. Kuntay Kaplan, “Obezite tip 2 diyabet başta olmak üzere kalp ve damar hastalıklarının, hipertansiyonun, karaciğer yağlanmasının zeminini oluşturan faktördür. Obezite hastaları kanser gelişimine, safra taşlarına, solunum yolu hastalıklarına, kısırlığa ve astıma karşı daha savunmasızdır. Bununla birlikte kas ve iskelet sistemine ilişkin çok sayıda sorunu beraberinde getirir. Tüm bunların haricinde depresyon ve duygu durum bozuklukları gibi ruhsal bazı problemlere de yol açar. Bu yüzden kilo vermek yaşam kalitenizi olumlu yönde etkiler ve pek çok hastalığa dair risk faktörlerini azaltır.” şeklinde konuştu.

Obezite Tedavisi Nasıl Yapılır?

Obezite tedavi edilebilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Kaplan, bu bilincin toplum genelinde yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizdi. Obezite tedavisinde uygulanan yöntemlerin hastanın kilosuna, genel sağlık durumuna ve yaşam koşullarına göre farklılık gösterdiğini bildiren Doç. Dr. Kaplan, temel olarak obezite tedavisinde kullanılan yöntemler şu şekilde sıraladı:

Diyet ve Beslenme Değişiklikleri

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme rutini oluşturmak obeziteli bireylerin sağlıklı bir hayata kavuşmak için uygulaması gereken ön koşuldur. Günlük olarak aldığımız kalori miktarını azaltmak, tükettiğimiz porsiyonun kontrolünü yapmak ve daha çok besin değeri açısından zengin gıdalar tercih etmek önemlidir. Diyetisyenler kişinin genel durumuna ve ihtiyaçlarına uygun bir beslenme programı hazırlayarak obeziteyle mücadelesine destek olurlar.

Fiziksel Aktivite

Düzenli olarak bilinçli egzersiz yapmak kişinin fazla kilolarını verebilmesi ve kilo kontrolünü sağlayabilmesi için önemlidir. Her yetişkinin haftalık periyotta en az 150 dakika süreyle orta seviye aerobik aktivite yapmalıdır. Yürüyüşler, bisiklet veya yüzme gibi egzersizler obezite sorunu yaşayan bireyler için uygun aktivitelerdir.

Sağlıklı Yaşam Tarzı

Yaşam tarzımızda sağlıklı değişiklikler yapmak obezite tedavisi için ve tedavi sonucunda elde edilen sonuçları sürdürülebilir kılmak için önemlidir. Yeme alışkanlıkları, fiziksel olarak daha aktif bir yaşam obeziteye karşı etkilidir.

İlaç Tedavisi

Doktorlar bazı durumlarda hastanın kilo vermesini destekleyebilmek için bazı ilaç uygulamalarına başvurabilir. Bu ilaçların temel çalışma prensibi, yağ emilimini azaltmak ve kişinin iştahını baskılamaktır. Fakat asla doktor reçetesi olmadan kilo verme vaadinde bulunan ilaçlar kullanılmamalıdır. Aksi taktirde sağlığınız için son derece endişe verici sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Cerrahi Operasyonlar

Obezite cerrahisi, obezite tedavisinde diğer seçeneklerle sonuç alınamadığında başvurulan bir yöntemdir. Günümüzde gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde tüp mide, mini gastrik bypass, revizyon cerrahisi, RNYgastrik bypass ve robotik obezite cerrahisi ile fazla kilolarınızla vedalaşmak mümkündür. Mide küçültme ameliyatı ve benzeri cerrahi prosedürler kişinin mide hacmini azaltır ve kilo kaybetmesini teşvik eder. Cerrahi operasyon ciddi sağlık problemleri yaşayan ve vücut kitle indeksi 40 ve üzeri düzeyde olan kişiler için değerlendirilir. 
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/kuntay-kaplan-obezite-1-1757509257.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/kuntay-kaplan-obezite-1-1757509257.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/kuntay-kaplan-obezite-1-1757509257.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/kuntay-kaplan-obezite-1-1757509257.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/cagimizin-en-buyuk-saglik-sorunu-obezite-nasil-tedavi-edilir-4799</link>
                                <pubDate>Wed, 10 Sep 2025 15:59:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Gürtat Özkan Peynircilik personel gecesinde bir araya geldi</title>
                                <description><![CDATA[Gürtat Özkan Peynircilik çalışanları birlikten kuvvet doğar felsefesiyle Bayraklı'da personel gecesinde buluştu.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Haftalar önce başlayan hazırlıklar sonucunda organize edilen Gürtat Özkan Peynircilik personel gecesinde tüm çalışanlar Bayraklı Mandarin'de bir araya geldi.

Kurumun Genel Koordinatörü Savaş Sarı ve Kurumsal İletişim Uzmanı Serde Süerdem tüm misafirleri kapıda karşıladı. Herkes yerini aldıktan sonra Yönetim Kurulu Üyeleri Engin Özkan, Orhan Özkan, Ayhan Özkan, Adem Özkan tüm masaları gezerek, çalışanları ile sohbet etti.

Yönetim Kurulu Başkanı Siraç Özkan'ın taziyede olduğu için katılamadığı personel gecesinde Genel Müdür Engin Özkan açılış konuşması gerçekleştirdi.

Özkan, her yıl düzenledikleri bu özel gecede buluşmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirtti.

"Her yıl düzenlediğimiz bu özel gecede aynı masada bulunmak bizi heyecanlandırıyor ve güçlendiriyor.

Gürtat Özkan Peynircilik ailesi olarak yeni sezona umutla, kararlılıkla ve büyüyerek giriyoruz. Hep birlikte daha güzel başarılara imza atacağımıza inancım tamdır. Bu sezonun hepimize sağlık, mutluluk, bereket, başarı getirmesini diliyorum. Hoş geldiniz. İyi eğlenceler... "

Gürtat Genel Koordinatör Savaş Sarı ise "tüm çalışanlarımız bizim için değerli ancak ciro olarak başarılı olan şubelerimizin müdürlerine plaket hazırladık" dedi.

Yönetim Kurulu üyeleri de başarılı olan Çiğli, Ulukent 1, Fahrettin Altay, Hatay ve Seferihisar şubelerine plaketlerini takdim ettiler.

Açılış konuşması sonrası söz müziğe yerini bıraktı. Yemekler yenildi ve çalışanlar kendilerini piste atarak gönüllerince eğlendiler.

Gecenin anısına bol bol fotoğraf çekildi. Bir sezonun yorgunluğu yine birlikte eğlenerek aşıldı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/g%C3%BCrtat1-1758892335.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/g%C3%BCrtat1-1758892335.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/g%C3%BCrtat1-1758892335.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/09/g%C3%BCrtat1-1758892335.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/gurtat-ozkan-peynircilik-personel-gecesinde-bir-araya-geldi-4806</link>
                                <pubDate>Fri, 26 Sep 2025 16:11:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Victoria Polat, sağlık turizminde başarıyı empatiyle büyütüyor</title>
                                <description><![CDATA[Victoria Polat, yabancı bir kadın girişimci olarak Türkiye’de “Sağlık Turizmi” alanında gerçekleştirdiği ilham verici projelerle dikkat çekiyor. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Gerçekleştirdiği projeler ile Türkiye’nin 2025 yılında sağlık turizminde dünya liderleri arasında yer almasında pay sahibi olan Polat, kurduğu sistemin yurt dışından gelen hastaların kendi dillerinde destek almasını, kültürel anlayışla karşılanmasını ve tedavi sürecinde güven duymasını esas aldığını dile getirdi.

Başka bir ülkede sıfırdan iş kurmak kolay değil. Hele ki bu kişi bir kadın girişimciyse… Ancak Victoria Polat, Türkiye’de sağlık turizmi alanında kurduğu iş ile bu ezberleri bozuyor. Kendi ülkesinden ayrılarak Türkiye’ye yerleşen Polat, burada yalnızca gelişmiş bir sağlık sistemiyle değil, aynı zamanda uluslararası iş birliğine açık bir ekosistemle karşılaştığını belirtiyor.

Türkiye’nin kendisi için sadece iş yaptığı bir ülke değil, aynı zamanda kişisel ve profesyonel gelişim alanı olduğunu da vurgulayan Polat, yabancı hastalarla çalışırken, modern sağlık hizmetlerinin yalnızca ileri teknolojiyle değil, aynı zamanda güven, şeffaflık ve insani yaklaşımla anlam kazandığının altını çizdi.

Türkiye’de kariyerini ve itibarını adım adım inşa etmek zorunda kaldığını da dile getiren Polat, “Empati, sorumluluk bilinci ve detaylara verdiğim önem sayesinde hem Türk sağlık kuruluşlarıyla hem de uluslararası hastalarla güçlü bağlar kurabildim. Başarımın arkasında da bu temel değerlere verdiğim önem yer almaktadır.” dedi.

Polat’ın Türkiye’de kurduğu iş modelinin özünde, yurt dışından gelen hastaların kendi dillerinde destek alması, kültürel anlayışla karşılanması ve tedavi sürecinde güven duyması esası yer alırken, bu yaklaşımın, kısa sürede hem yerli hem de yabancı hastalar tarafından takdir topladığı belirtiliyor.

Girişimciliğin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığının altını çizen Polat, “Girişimcilik güven, iş birliği ve karşılıklı saygı üzerine kurulu bir değer yaratma sürecidir.” ifadelerini kullandı.


Türkiye Sağlık Turizminde Zirvede: 2025 Verileri

2025 yılı itibarıyla Türkiye, sağlık turizmi alanında küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştı. Özellikle estetik cerrahi, diş tedavileri, göz sağlığı ve organ nakli gibi alanlarda artan talep, ülkeye gelen yabancı hasta sayısında ciddi bir artış sağladı.
* 2025’in ilk yarısında, Türkiye’ye gelen uluslararası hasta sayısı, bir önceki yıla göre önemli ölçüde arttı.

* Türkiye, fiyat avantajı, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri ve kısa bekleme süreleri ile öne çıkıyor.

* Sağlık turizmi, 2025 yılında Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağladı.

Bu başarıda, Victoria Polat gibi girişimcilerin geliştirdiği hasta odaklı, kültürel hassasiyet içeren iş modelleri büyük rol oynuyor. Türkiye’nin farklı kültürleri bir araya getiren girişimcilik ortamı, hem bireysel hem de toplumsal gelişim açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/12/victoria-polat-1-1766158829.jfif</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/12/victoria-polat-1-1766158829.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/12/victoria-polat-1-1766158829.jfif"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2025/12/victoria-polat-1-1766158829.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/victoria-polat-saglik-turizminde-basariyi-empatiyle-buyutuyor-4841</link>
                                <pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:39:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Burun Ucu Estetiğinde Yeni Teknik: MASK Sliding Yöntemi Bilimsel Olarak Yayınlandı</title>
                                <description><![CDATA[Burun ucu estetiğinde hem görünüm hem de nefes alma problemlerine aynı anda çözüm sunmayı hedefleyen MASK Sliding Tekniği, uluslararası bilimsel dergi Aesthetic Plastic Surgery’de yayımlanan bir çalışma ile literatüre girdi. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Tekniğin mimarı Kulak Burun Boğaz ve Rinoplasti Uzmanı Dr. Seyithan Kırtay, yöntemin özellikle burun ucunda kıkırdak bombeliği bulunan hastalarda etkili sonuçlar verdiğini belirtti.

Dr. Kırtay, “Burun ucundaki lateral krura kıkırdağının konveks yapısı, estetik bozuklukların yanı sıra nefes alma sorunlarına da yol açabiliyor. MASK Sliding Tekniği ile kıkırdağı kesmeden, dokuyu koruyarak yeniden konumlandırıyoruz. Bu sayede hem doğal bir burun ucu elde ediliyor hem de hava yolu fonksiyonu belirgin şekilde iyileşiyor,” dedi.

Bilimsel çalışmada 50 hastanın takip edildiğini aktaran Kırtay, ameliyat sonrası değerlendirmelerde burun ucu estetik memnuniyetinde ve nazal hava akımında anlamlı iyileşmeler saptandığını söyledi. Çalışmaya göre hastaların estetik memnuniyet puanlarında ortalama 7 puan, burun tıkanıklığı şikâyetlerinde ise yaklaşık 6 puanlık bir düzelme gözlemlendi.

MASK Sliding Tekniği’nin en önemli avantajlarından birinin kıkırdak bütünlüğünü koruması olduğunu vurgulayan Dr. Seyithan Kırtay, “Ek greft ihtiyacını azaltan bu yöntem, uzun vadede burun ucunda çökme veya deformasyon riskini de düşürüyor,” ifadelerini kullandı.

Öte yandan tekniğin ortaya çıkış sürecine ilişkin dikkat çeken bir ayrıntıyı da paylaşan Kırtay, MASK Sliding Tekniği’nin COVID-19 pandemisi döneminde, uzun süreli maske kullanımının burun anatomisi üzerindeki etkilerinin gözlemlenmesiyle şekillendiğini belirtti. Kırtay, bu yöntemi pandemi sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve bireylerin anısına atfettiğini, tekniğin isminin ve felsefesinin de bu dönemin izlerini taşıdığını ifade etti.

Uzmanlar, MASK Sliding Tekniği’nin hem estetik hem de fonksiyonel beklentileri bir arada karşılayan, bilimsel temelli ve anlam yüklü yeni bir rinoplasti yaklaşımı sunduğunu belirtiyor

Haber: Merve Oygur
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/01/seyithan-k%C4%B1rtay-1767357793.jfif</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/01/seyithan-k%C4%B1rtay-1767357793.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/01/seyithan-k%C4%B1rtay-1767357793.jfif"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/01/seyithan-k%C4%B1rtay-1767357793.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/burun-ucu-estetiginde-yeni-teknik-mask-sliding-yontemi-bilimsel-olarak-yayinlandi-4844</link>
                                <pubDate>Fri, 02 Jan 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Burun estetiğinin en yeni çözümü: "Revizyon Rinoplasti"</title>
                                <description><![CDATA[Burun estetiğinde ilk ameliyattan beklenen sonucun alınamaması, zamanla ortaya çıkan sorunlar birçok kişiyi ikinci bir müdahale arayışına iterken Kulak Burun Uzmanı Op. Dr. Erkan Kulduk, "Revizyon Rinoplasti" operasyonuyla tüm bu sorunlara çözüm arıyor.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Daha önce geçirdikleri ameliyattan memnun olmayan, burnunda iz kalan veya burnunun görüntüsünden memnun olmayan hastalar, yeni ameliyatların ardından istediği sonucu alamayınca yeni arayışlara giriyor.

Artık bu sorunla uğraşmak isteyen hastalara çözüm sunan Kulak Burun Uzmanı Op. Dr. Erkan Kulduk, revizyon rinoplasti için kesin bir zaman kuralı olmadığını belirtti

Her hasta için belirli sürelerin geçerli olduğunu ve doku iyileşmesinin tamamlanıp tamamlanmadığının önemli olduğunu vurgulayan Kulduk, mevcut sorunun geçici mi yoksa kalıcı bir probleme mi bunun önemli olduğuna dikkati çekti.

Ödem kaynaklı geçici asimetrilerin bulunması durumunda en doğru yaklaşımın beklemek olduğunu ifade eden Op. Dr. Kulduk, "Ancak cilt çöküntüsü incelme ya da kalıcı deformasyona yol açabilecek durumlarda daha erken müdahale planlanabilir. Zamanlama her burun için farklıdır ve mutlaka hekimin değerlendirmesiyle belirlenmelidir. Rinoplastide ameliyat sayısı tek başına belirleyici değildir. Önemli olan altta kalan kıkırdak ve kemik altyapının durumu ile cilt kalitesidir. Yeterli doku mevcutsa ileri revizyonlar dahi planlanabilir. Ancak ciddi cilt problemlerinde süreç daha kompleks hale gelir." ifadelerini kullandı.

Dr. Kulduk, revizyon cerrahisinin estetik beklentiden çok fonksiyonel ve yapısal iyileştirmeye odaklandığını, gerçekçi hedefler ve doğru planlama, sürecin en önemli basamakları olduğunu sözlerine ekledi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/02/erkan-kulduk-2-1772279992.jpg</image>
                                <media:content url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/02/erkan-kulduk-2-1772279992.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/02/erkan-kulduk-2-1772279992.jpg"/>
                                <enclosure url="https://egebakis.com/content/uploads/haberler/2026/02/erkan-kulduk-2-1772279992.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://egebakis.com/burun-estetiginin-en-yeni-cozumu-revizyon-rinoplasti-4893</link>
                                <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>